AMATÖR KALEMLERİN BULUŞMA YERİ

AMATÖR KALEMLERİN BULUŞMA YERİ

Edebiyat üzerine paylaşımların yapıldığı, ciddi ve nitelikli bir blog...

Nehir ve Köprüler

23/7/2008
Kategori: DENEME

Nehir ve Köprüler


     Bir nehir akıyor bizden habersiz. Engin dağların arasından kayaları yalayarak akan bir nehir. Ömrümüzdür aslında akan.
Korkarız bu nehrin akışından, cesaretimiz yoktur suları kurutmaya. Hata edip kapılmışızdır bir sefer. O da götürür bizi sonbahar yaprağı gibi. Ya yüzeriz ya da yüzdürülürüz.
Sonu belli değildir nehrin. Belki ölü bir denize, belki de bir çağlayana döküleceğizdir.
Fırsat köprüleri vardır aralıklarla. Birine tutunabilirsen kurtulursun, yoksa götürür engin sular seni bilmediğin uzaklara...
Kimi sürüklenmek istemez, geri gitmek ister. Oysa hiçbir nehir geri akmaz, götürür içine ne düşerse...
Bazen coşar nehir, sonbahar yağmurları coşturur. Gözü hiçbir şey görmez. İhanet, yalan, kötülük doludur. Fakat güneşin o muhteşem sıcaklığı , masmavi gökyüzü, doğanın yeşilliği görünmez bir türlü... Azarız sonra. Şöhret, para hırsı azdırır bizi. Daha hızlı yüzelim ya da daha iyi bir sandalımız olsun isteriz. Boşuna yorulmayalım isteriz. İyilik, sevgi, dostluk hiç gelmez aklımıza. Yüzemeyen ya da binecek sandalı olmayan insanları hiç düşünmeyiz. Hırs basmıştır her yerimizi, gözlerimiz görmez olmuştur...
Bazen değiştirmek isteriz nehrin akarını. Bizim istediğimiz yollardan geçsin, bizim istediğimiz süratte aksın, bize uysun isteriz. Fakat zaman denen akar, nehrin yolunu çoktan çizmiştir. Bize sadece sürüklenmek kalır bu azgın sularda. Nehir bizden habersiz akmaktadır. Biz de alışmışızdır suların soğukluğuna...
Bazen toprak kokar nehir. O zaman anlarız nerede olduğumuzu ve nereye gitmekte olduğumuzu. Toprak kokusu hatırlatır bize... Boğulacak oluruz, nefesimiz kesilir, kramplar girer her bir yanımıza. Bir köprü ararız tutunacak. Oysa geride kalmıştır beğenmediğimiz bütün köprüler. Ve ufukta köprü görünmemektedir artık...
"Keşke birine tutunsaydım!" diye geçiririz içimizden. Ama nafile... Bir süre sonra döküleceğimiz çağlayan bile görünmüştür artık. İşte o zaman anlaşılır nehrin kıymeti. Bir kez girip bir daha çıkamadığımız, tek bir sefer yıkanma hakkımız olan bu nehirde tekrar tekrar yıkanmak isteriz. Tekrar yaşamak isteriz bu hızlı serüveni. Fakat iş işten geçmiştir artık. Bir vakit sonra dökülüp yok olacağızdır. O bir vakite şimdiye kadar yapamadığımız her şeyi sığdırmaya çalışırız. Oysa vakit kalmamış, çağlayana gelinmiştir.
Nehir toprak kokmaktadır. Umutlar söner. Köprüler gelir aklımıza, çoğalır içimizdeki `keşke`ler ama nafile, kaçınılmaz ölüm tüm pençeleriyle sarmıştır savunmasız bedenimizi. Esir almıştır, boğmuştur ve gömmüştür nehrin azgın sularına… HÜSEYİN DÖĞENTAŞ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »